A row of vibrant colored pencils aligned on a white background, providing ample copyspace.

GTİP Belirlemenin Püf Noktaları

GTİP Nedir? Temel Yapısı ve Armonize Sistem ile İlişkisi

GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu), Türkiye’de dış ticarette her malın gümrük tarife cetvelindeki yerini belirleyen 12 haneli kod sistemidir. Bu kod sistemi, dünya genelinde geçerli Armonize Sistem (Harmonized System – HS) esasına dayanır. GTİP kodunun yapısı şöyle özetlenebilir:

GTİP Kodu

Anlamı

İlk 6 hane

Armonize Sistem (HS) kodu – DGÖ tarafından belirlenen ve tüm ülkelerde ortak kullanılan temel pozisyon

7-8. haneler

AB Kombine Nomanklatür (CN) kodu – AB ülkelerinde ortak alt pozisyon

9-10. haneler

Milli alt açılım kodu – Türkiye’ye özgü vergi/düzenleme kaynaklı alt pozisyon

11-12. haneler

İstatistik kodu – Dış ticaret istatistikleri için kullanılan alt kod

Örneğin 5407.61.90.90.11 kodunda, 5407.61 kısmı HS kodunu, sonraki 90 AB Kombine Nomanklatür kodunu, onu izleyen 90 milli alt açılımı ve son 11 ise istatistiksel ayrımı göstermektedir. DGÖ’ nün geliştirdiği HS, dünya üzerindeki tüm ülkelerin tarife cetvellerinin temelini oluşturan ortak bir sistemdir. Bu sayede, bir ülkede “8703.23” koduyla sınıflanan bir ürünün başka ülkede de aynı temel kodla tanınması sağlanır.

GTİP Belirlemede Temel Kaynaklar

Sınıflandırma yaparken kullanılması gereken temel mevzuat ve kaynaklar hem ulusal hem uluslararası düzeyde belirlenmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 15. maddesine göre, Gümrük Tarife Cetveli, İzahnamesi ve Eşya Fihristi Ticaret Bakanlığınca hazırlanır ve Resmî Gazetede yayımlanır. Bu şekilde yayımlanan metinler idari ve kazai (adli) uygulamalarda esas alınır. Dolayısıyla, bir eşyanın GTİP’i belirlerken öncelikle bu resmi kaynaklar dikkate alınmalıdır:

  • Türk Gümrük Tarife Cetveli (TGTC): Her yıl Ticaret Bakanlığınca güncellenip Cumhurbaşkanı Kararı olarak Resmî Gazetede yayımlanır. İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetveli, tüm tarife pozisyonlarını 12’li GTİP kodlarıyla listeler. Yasal olarak bağlayıcıdır ve sınıflandırmanın temelidir. 
  • Armonize Sistem İzahnamesi (Açıklayıcı Notlar): Dünya Gümrük Örgütü’nün HS pozisyonlarına ilişkin yayımladığı detaylı açıklamalardır. Türkiye’de “Tarife İzahnamesi” adıyla Türkçeye çevrilip tebliğ ile yürürlüğe konmuştur. Açıklayıcı Notlar, pozisyon ve alt pozisyonların kapsamına dair örnekler, tanımlar ve istisnalar sunarak GTİP tespitinde önemli bir rehberlik sağlar.
  • Eşya Fihristi (Alfabetik Endeks): Tarife cetvelindeki malların alfabetik olarak listelendiği yardımcı kaynaktır. Belirli bir ürünün hangi pozisyonda olabileceğine dair ipucu verir, fihristten bulunacak yönlendirmeler mutlaka tarife cetveli ve notlar ile teyit edilmelidir.
  • Genel Yorum Kuralları (GYK): Eşyanın sınıflandırılmasında bu kurallara uyulması zorunludur. Bu kurallar altı adet olup, kısaca Genel Yorum Kuralları (GYK) olarak anılmaktadır. Türk Gümrük Tarife Cetvelinin ayrılmaz bir parçası olan Genel Yorum Kuralları, Pozisyon Metinleri ile Bölüm ve Fasıl Notlarında aksi belirtilmedikçe, eşyanın Gümrük Tarife Cetvelindeki yerinin tespit edilmesinde uygulanacak olan sınıflandırma esaslarının belirlemektedir. 
  • Bölüm ve Fasıl Notları: Tarifenin her bölüm ve fasıl başında bulunan kanuni açıklama notlarıdır. Belirli ürün gruplarının tanımlarını, kapsamını veya hariç durumlarını belirtir. Sınıflandırma yaparken ilgili bölüm/fasıl notlarının hükümleri göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Dünya Gümrük Örgütü Karar ve Görüşleri: DGÖ’ nün Armonize Sistem Komitesi, zor veya tartışmalı eşya sınıflandırmaları için dönemsel Sınıflandırma Görüşleri ve Kararları yayımlar. Türkiye, HS Sözleşmesi tarafı olarak bu kararlara uymakla yükümlüdür; hatta Gümrük Kanunu’na göre DGÖ kararlarıyla uyumsuz hale gelen Bağlayıcı Tarife Bilgileri (BTB) geçersiz kalmaktadır. Dolayısıyla DGÖ tarafından yayımlanan sınıflandırma kararları ve değişiklikler GTİP belirlemede göz önünde bulundurulmalıdır.
  • AB Kombine Nomanklatür ve AB Kararları: Türkiye’nin AB ile gümrük birliği ve tarife uyumu çerçevesinde, Avrupa Birliği Kombine Nomanklatür verileri ve AB Sınıflandırma Tüzükleri de yol gösterici kabul edilir. AB’nin yayımladığı Kombine Nomanklatür Açıklama Notları ile belirli mallara ilişkin AB Komisyonu Tarife Tüzükleri, Türk tarife uygulamasıyla AB uygulaması arasında uyum ve yeknesaklığın temin edilmesi açısından tamamlayıcı bir unsur olarak yayınlanmaktadır. Özellikle GTİP belirlerken tereddüt edilen durumlarda, AB’nin ilgili ürün için verdiği kararları veya açıklama notları incelenerek tutarlılık sağlanabilir.
  • Ulusal Mevzuat ve Tebliğler: Tarife ile ilgili Ticaret Bakanlığı genelgeleri, tebliğler (örneğin Gümrük Tarife Cetveli Açıklama Notları Tebliği) ve mahkeme kararları da yorumlama konusunda referans olabilir. Bunlar, GTİP uygulamasına dair yerel detayları içerir ve idarenin yaklaşımını gösterir.

Özetle, GTİP saptama sürecinde önce Tarife Cetveli ve Yasal Notlar, ardından Açıklayıcı Notlar ve Uluslararası Sınıflandırma Kararları değerlendirilmelidir. Doğru sonuç için mevzuatta belirtilen tüm kaynaklar bir arada yorumlanmalıdır.

Doğru GTİP Belirleme Adımları

Bir ürünün GTİP kodunu doğru belirlemek için sistematik bir yaklaşım izlemek gerekir. Aşağıdaki adımlar, gümrük müşavirleri ve dış ticaret uzmanlarının izlemesi gereken temel süreci özetlemektedir:

  • Ürünün Tam Tanımını Yapın: İlk adım, eşyanın ne olduğunun eksiksiz anlaşılmasıdır. Ürünün ticari ismi yanıltıcı olabilir; bu yüzden teknik özelliklerini, bileşimini ve işlevini öğrenin. Ürüne ait teknik föyler, kataloglar, içerik listeleri, varsa standart numaraları temin edilmelidir. Örneğin, bir plastik eşya için malzeme türü (PVC, polipropilen vb.), bir kimyasal için kimyasal yapısı veya CAS numarası, bir makine için çalışma prensibi ve kullanım alanı gibi bilgiler netleştirilmelidir.
  • Genel Yorum Kurallarını Uygulayın: Tarife Cetvelinin başındaki GYK’lar, sınıflandırmanın temel kurallarını verir. Öncelikle GYK 1’e göre uygun görünen fasıl ve pozisyonlara bakılır (yani eşya, tarifedeki ifadeler ve ilgili notlar ışığında en olası bölüme/fasıla yönlendirilir). Eşyanın tanımına uyan birden fazla pozisyon olasılığı varsa, GYK 3’ün alt kurallarını uygulayarak daraltma yapılır. Örneğin, ürün birden fazla maddeden oluşuyorsa veya bir set halinde geliyorsa GYK 3(b)’ye göre esas niteliğini veren bileşene göre sınıflandırılır.
  • Doğru Fasıl ve Pozisyonu Bulun: Ürünün tanımıyla eşleşebilecek birden fazla fasıl olabilir; bu durumda kapsam dışı notlara dikkat ederek doğru fasıl tespit edilir. Ardından fasıl içinde uygun pozisyon (4 hane) bulunur. Pozisyon metinleri genel bir tanım veriyorsa alt pozisyonlara (6 hane) inerek daha spesifik kodu belirleyin. Pozisyon seçerken bölüm ve fasıl notlarını mutlaka kontrol edin; zira bazı tanımlar ancak notlarla anlaşılabilir veya hariç tutulan eşyalar notlarda listelenir.
  • Alt Pozisyon ve Milli Alt Açılım: HS alt pozisyonunu (6 hane) belirledikten sonra, AB Kombine Nomanklatüründe ilgili 8 haneli kodu bulmalısınız. CN kodu, HS pozisyonunun altında AB’nin ayrımlarını içerir. Türkiye, tarife cetvelinde genellikle AB’nin 8’li kodlarını takip eder. Sonrasında Türkiye’ye özgü 9-10. haneleri ilgilendiren bir ayrım olup olmadığı kontrol edilir (örneğin bazı tarım ürünlerinde ek vergi pozisyonları olabilir). Son olarak 11-12. haneleri belirlemek için eşya varsa ilgili istatistik alt kodu seçilir.
  • Açıklayıcı Notları (İzahname) İnceleyin: Aday kod belirlendiğinde, HS Açıklama Notlarından ilgili fasıl ve pozisyon açıklamalarını okuyun. Açıklayıcı Notlar, tarife pozisyonunun kapsamına giren veya girmeyen eşyaları örnekler ile açıklar. Burada ürününüze benzer örnekler veya istisnalar bulabilirsiniz. Örneğin, bir pozisyonun açıklama notlarında “şu özellikteki eşyalar bu pozisyona dahildir/haricidir” şeklinde bilgiler yer alır. Bu, yaptığınız seçimin doğruluğunu teyit eder veya başka bir pozisyona yönlendirir.
  • Gerektiğinde Uzman Görüşü Alın: Ürün çok teknik ise veya sınıflandırma netleşmiyorsa, uzmanlara danışın. Ticaret Bakanlığının yayınladığı sınıflandırma kararları, uluslararası BTI (Bağlayıcı Tarife Bilgisi) veri tabanları veya DGÖ’nün sınıflandırma görüşleri benzer eşyalar için yol gösterebilir. Ayrıca ürünün laboratuvar analizi gerekiyorsa (özellikle kimyasal, tekstil gibi alanlarda), gümrük laboratuvarlarından rapor alınabilir. Analiz sonucunda belirlenecek teknik özellik (örneğin lif dokusu, kimyasal saflık oranı vb.), doğru kodun tespiti için şart olabilir.
  • Kararınızı Belgelendirin: Seçtiğiniz GTİP kodunu destekleyen gerekçeleri not edin. Hangi GYK kurallarını uyguladınız, hangi fasıl notuna dayandınız, açıklayıcı notlarda ne buldunuz – bunları ileride olası bir itiraz durumunda savunabilmek için açıklayın. Bu adım, özellikle gümrük müşavirleri için, beyanın doğruluğunu kanıtlamak açısından önemlidir. Gerekirse eşya ile ilgili teknik dokümanları da beyan dosyasına ekleyin.
  • Güncelliği Kontrol Edin: Son olarak, belirlediğiniz kodun güncel olduğundan emin olun. HS kodları belirli aralıklarla revize edilir (örneğin HS 2022 güncellemesi gibi). Ayrıca Türkiye’nin tarife cetveli her yıl başında güncellenir. Seçtiğiniz GTİP kodunun yürürlükte olduğunu, tarife cetvelinde karşılığının bulunduğunu kontrol edin.

Bu adımları takip ederek, karmaşık ürünlerde dahi metodik bir şekilde doğru sınıflandırmaya ulaşmak mümkün olacaktır. Unutulmamalıdır ki her yanlış GTİP, olası ceza, gecikme veya yanlış vergi ödemesi demektir; bu nedenle sınıflandırma sürecine gereken özen gösterilmelidir.

Yaygın Sınıflandırma Hataları

Chalkboard with a humorous incorrect math equation, ideal for educational settings.

GTİP tespitinde sık yapılan hatalar, çoğunlukla aceleci veya yüzeysel değerlendirmelerden kaynaklanır. Profesyonellerin bu tuzakların farkında olması ve kaçınması önemlidir. Yaygın sınıflandırma hatalarından bazıları şunlardır:

  • Yalnızca ürün ismine bakmak: Eşyanın sadece ticari adını veya yaygın adını esas alarak kod seçmek, yanıltıcı olabilir. Bir ürünün adı benzer olsa bile yapısı veya kullanım amacı farklı olabilir. Örneğin “yağ” ismiyle anılan bir ürün bitkisel yağ mı, mineral yağ mı yoksa kimyasal bir karışım mı olduğuna göre farklı fasıllara girebilir. Sadece isme bakmak, yanlış fasıla yönlendirebilir.
  • Yeterli teknik detay almamak: Ürünün tam tanımını yapmadan, önemli özelliklerini gözden kaçırarak sınıflandırma yapmak da hatalıdır. Özellikle bileşimi veya fonksiyonu belirleyici olan eşyada, bu detaylar atlanırsa GTİP yanlış seçilir. Örneğin, plastik bir eşyanın ham madde türü (plastik türü) veya tekstil ürününün %100 pamuk mu, karışım mı olduğu gibi bilgiler alınmadan kod belirlenmesi risklidir.
  • Yanlış veya eski kod kullanımı: Bazı kullanıcılar benzer bir ürünün kodunu doğrudan kopyalayarak beyan yapar. Oysa her ürünün kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca tarife kodları zamanla güncellenir; eski bir GTİP kodunu kullanmak veya güncellenmiş kodları göz ardı etmek yaygın hatalardandır. Mevzuat değişikliklerini takip etmemek, kodun geçersiz veya yanlış olmasına yol açabilir.
  • Sadece vergi oranına odaklanmak: Yanlış bir yaklaşımla, bazı ithalatçılar daha düşük vergi çıkan kodu tercih etmeye yönelebilir. Ancak GTİP, eşyanın objektif özelliklerine göre belirlenir, vergi avantajına göre seçilemez. Vergi oranına bakıp “şu koda sokarsak vergi az” düşüncesiyle yapılan beyanlar, denetimde tespit edildiğinde cezai sonuç doğurur.
  • Genel tanımlı kodlara yönelme: Eşyanın spesifik bir pozisyonu varken, araştırma yapmayıp geniş tanımlı “diğerleri” koduna yönelmek de hatalı olabilir. Örneğin, kamera özelliği de olan bir drone cihazını sadece oyuncak veya sadece kamera olarak sınıflandırmak yerine, ilgili özel pozisyonları değerlendirmek gerekebilir. Kısaca, uğraşmamak için “diğerleri” veya “benzerleri” gibi genel kodlara sığınmak doğru değildir.
  • Setleri veya kombine ürünleri yanlış ayırma: Birden fazla eşyadan oluşan setlerin veya birbiriyle birleşik fonksiyonlu cihazların sınıflandırılmasında hata yapılabilir. Örneğin, bir hediye seti içindeki ürünler aslında kural gereği tek bir GTİP’e göre sınıflandırılması gerekirken, her birini ayrı ayrı beyan etmek yanlış olur (veya tersi). GYK 3(b)’deki perakende satışa uygun set kuralı bu noktada göz ardı edilmemelidir.
  • Bölüm/Fasıl notlarını dikkate almama: Tarife cetvelindeki yasal notlar çoğu zaman eşyanın nerede sınıflanamayacağını netleştirir. Bu notları okumadan kod seçimi yapmak büyük hatadır. Örneğin, bazı makinelerin aksam parçaları için bölüm notunda “bu bölümde yer almayan aksamlar” uyarısı olabilir; bunu bilmeden yanlış bölüme koymak sık rastlanan bir sorundur.
  • Laboratuvar analizi gereğini atlamak: Özellikle kimyasal, gıda, tekstil gibi alanlarda, ürün laboratuvar analizi olmadan doğru sınıflanamaz. Örnek olarak, sentetik bir kimyasalın yapısı analizle ortaya çıkmadan yanlışlıkla başka bir kimyasal ismiyle beyan edilebilir. Analiz gerektiği halde yapılmaması, hatalı tarife riskini artırır.

Bu tür hatalara düşmemek için, her zaman ürünü etraflıca incelemek, güncel mevzuata bakmak ve tereddütte uzman görüşü almak gerekir. Unutulmamalıdır ki yanlış sınıflandırma, sadece vergi kaybı değil, aynı zamanda gümrük cezaları ve gecikmeler anlamına gelir. Hatalı GTİP beyanı sonucunda ciddi para cezaları ödenebildiği, hatta operasyonel aksaklıklar yüzünden ticari itibarın zedelenebildiği bilinmektedir. Dolayısıyla, GTİP belirlemede yapılan yaygın hatalara karşı dikkatli olunmalı ve gerektiğinde ikinci bir kontrol mekanizması işletilmelidir.

Close-up of a wooden gavel on a desk, symbolizing justice and legal authority.

Tarife Sınıflandırmasının Temel İlkeleri

GTİP belirlemenin arkasında yatan temel ilkeler, uluslararası Armonize Sistem Genel Yorum Kuralları (GYK) ile ortaya konmuştur. Bu kurallar, tüm ülkelerde aynı şekilde uygulanan ve tarife cetvelinin yorumlanmasında kullanılan evrensel prensiplerdir. Özetle bazı önemli sınıflandırma ilkeleri şunlardır:

  • GYK 1 – Kanuni Metne Göre Sınıflandırma: Eşyanın sınıflandırılması her şeyden önce pozisyon ve alt pozisyon metinlerine ve ilgili bölüm/fasıl notlarına göre yapılır. Bölüm ve fasıl başlıkları yol gösterici olsa da, kanuni sınıflandırma kriteri değildir. Bu ilke, kod tespitinde öncelikle tarifenin kendi ifadelerine bağlı kalmayı şart koşar.
  • GYK 2(a) – Tamamlanmamış Ürünlerin Sınıflandırılması: Bitmemiş, tamamlanmamış (natamam) veya sökülmüş (demonte) haldeki eşyalar, eğer esas karakterini verecek düzeyde ise, bitmiş eşya gibi sınıflandırılır. Örneğin montajlanmamış mobilya parçaları, tam mobilya gibi aynı pozisyonda sınıflandırılır. Benzer şekilde, belirli bir pozisyon tarife metninde bir ürüne atıf yapıyorsa, o ürünün tamamlanmamış halleri de o pozisyonda değerlendirilir.
  • GYK 2(b) – Karışım ve Bileşik Maddeler: Bir pozisyonda belirtilen bir maddeye yapılan atıf, o maddenin karışımlarını veya diğer maddelerle birleşimlerini de kapsar. Tamamen bir maddeden yapılmış eşyaya atıf, kısmen ondan yapılmış olanları da içerir. Bir eşya birden fazla maddeden veya bileşenden oluşuyorsa, sınıflandırması GYK 3’e göre çözülür.
  • GYK 3(a) – Spesifik Tanımın Üstünlüğü: Bir eşya ilk bakışta birden çok pozisyona giriyorsa, en spesifik tanımı veren pozisyon tercih edilir. Daha özel tanım, daha genel olana göre öncelik alır. Örneğin, plastikten mutfak eşyası, “plastikten eşya” genel pozisyonu yerine “mutfak eşyası” pozisyonunda sınıflandırılır. Ancak bu kural, karışım veya set halindeki eşyalarda tam uygulama bulamayabilir; bu durumda 3(b) devreye girer.
  • GYK 3(b) – Esas Niteliği Belirleyici Unsur: Farklı maddelerden oluşan bileşik ürünler veya bir set içindeki eşyalar için sınıflandırma, eğer mümkünse, eşyanın esas niteliğini veren madde veya bileşene göre yapılır. Yani ürünün kullanım amacını veya karakterini en çok yansıtan unsur hangisi ise, tarife pozisyonu ona göre seçilir. Örneğin, ahşap saplı bir çelik bıçakta esas niteliği veren unsur çelik bıçak kısmıdır; dolayısıyla bıçak, metal eşya olarak sınıflandırılır. Perakende satışa uygun set halindeki eşyada ise öncelikle setin belirli bir işlevi yerine getirip getirmediğine bakılır, set eşya özel bir gereksinimi karşılıyorsa veya belirli bir işlevi yerine getirmek için bir araya getirilmişse, setin içeriğindeki baskın ürün setin sınıflandırmasını belirler.
  • GYK 3(c) – Sonuncu Pozisyon Kuralı: Eğer 3(a) veya 3(b) ile karar verilemiyorsa (yani ürün eşit derecede birden fazla pozisyona uyuyorsa), bu pozisyonlar içinde numara sırasına göre en sonuncusu esas alınır.
  • GYK 4 – Benzer Eşya Kuralı: Tarifenin önceki kurallarına göre hiçbir pozisyona yerleştirilemeyen bir eşya, yapı ve fonksiyon itibariyle en çok benzediği eşyanın bulunduğu pozisyonda sınıflandırılır. Bu, tarife cetvelinde açıkça yer almayan yeni veya karma ürünlerin, mevcut benzer örnekler üzerinden sınıflandırılmasını sağlar. Örneğin tamamen yeni bir teknoloji ürünün, tarifede doğrudan karşılığı yoksa fonksiyonel olarak en yakın cihaza göre sınıflandırılabilir. Ancak, bu kural her zaman kullanılan bir kural değildir, istisnai durumlarda kullanılır.
  • GYK 5(a) – Mahfazalar: Belirli eşyalara özel olarak yapılmış kaplar (kılıf, kutu gibi) genellikle o eşyayla birlikte aynı pozisyona girer. Belli bir eşyaya veya eşya takımına göre şekil verilmiş veya uygun hale getirilmiş kaplar. Bunlar eşyaya uygun olarak yapılmışlardır ve bazı kaplar ise içine konulacak eşyanın formuna göre şekillendirilmişlerdir (örneğin, fotoğraf makinesi, müzik aleti veya silah mahfazaları vb. gibi). Tek kullanımlık ambalajlar ise kural olarak sınıflandırmada ihmal edilir.
  • GYK 5(b) – Ambalajlar: Bu Kural, normal olarak ait oldukları eşyanın ambalajlanmasında kullanılan ambalaj maddeleri ve ambalaj mahfazalarının sınıflandırılmasını düzenler. Eşyanın ambalajında normal olarak kullanılan türde ambalaj maddeleri ve ambalaj mahfazaları içindeki eşya ile beraber aynı pozisyonda sınıflandırılırlar (Örneğin, karton kutu ve koliler, plastik poşet ve şişeler, teneke kutular, cam şişeler, ahşap sandıklar vb.). Bununla beraber, bu tür ambalaj maddeleri veya ambalaj mahfazaları sürekli kullanıma elverişli olmaları halinde kendilerine ait olan pozisyonunda sınıflandırılır. (Örneğin, sıkıştırılmış veya sıvı gazlar için demir ve çelikten tüpler, konteynerler, paletler veya kablo makaraları gibi).
  • GYK 6 – Alt Pozisyonların Seçimi: Yukarıda l ila 5 numaralı kurallar, gerekli değişiklikler yapılmış olmak kaydıyla, aynı pozisyonda yer alan alt pozisyonlardaki sınıflandırmaları düzenlerken, 6 numaralı kural; alt pozisyon (altılı rakam) ve daha ileri seviyedeki pozisyonları düzenler. 

Bu temel ilkeler, GTİP tespiti sürecinin omurgasını oluşturur. Özellikle esas niteliği belirleyen unsur kavramı ve benzer eşya kuralı, uygulamada karmaşık ürünler için kritik rol oynar. Sınıflandırma yaparken her zaman bu kurallar akılda tutulmalı ve çelişen durumlarda ilgili kural çözüm yolu olarak kullanılmalıdır. Örneğin, hem oyuncak hem lamba özelliği olan bir eşya için esas fonksiyonuna (aydınlatma mı eğlence mi) bakarak karar vermek GYK 3(b) gereğidir. Bu prensiplere hakim olmak, tutarlı ve savunulabilir GTİP kararları vermenin anahtarıdır.

Teknik ve Karmaşık Ürünlerin Sınıflandırılmasında Özel Hususlar

Bazı ürün grupları, yapıları gereği GTİP tespitinde ekstra özen ve uzmanlık gerektirir. Özellikle teknik veya karmaşık ürünler söz konusu olduğunda aşağıdaki özel hususlara dikkat edilmelidir:

nixie, tube, indicator, vacuum, digit, glass, electronic, display, equipment, zero
  • Çok fonksiyonlu cihazlar: Modern elektronikler ve makineler birden fazla işlevi bir arada barındırabilir (örneğin hem telefon hem bilgisayar özellikli akıllı cihazlar, hem yazıcı hem tarayıcı olan çok işlevli yazıcılar gibi). Bu gibi durumlarda, sınıflandırmada cihazın asli fonksiyonu belirlenmelidir. HS sisteminde genelde bir eşya, tek bir pozisyonda sınıflandırılır; bu nedenle birden fazla fonksiyonu varsa, GYK 3(b) uyarınca cihazın esas karakterini veren fonksiyona göre GTİP seçilir. Örneğin, akıllı saat (smart watch) sınıflandırılırken sadece saat göstermesi değil, iletişim özellikleri ve bilgisayar fonksiyonları da değerlendirilmeli; sıradan bir kol saati mi yoksa iletişim cihazı mı olduğu belirlenmelidir.
  • Parçalar ve Aksamlar: Özellikle makine ve elektronik aksam-parça sınıflandırması karmaşık olabilir. Tarifenin ilgili bölüm notlarında, özel olarak belirlenmemiş parçaların nasıl sınıflandırılacağı açıklanır. Genel kural, eğer parça belirli bir makine veya cihaz için özel olarak tasarlanmışsa, o makinenin aksamı olarak sınıflandırılır. Ancak bazı bölümlerde (örneğin XVII. Bölüm – taşıtlar) aksam parçaların sınıflandırması için özel notlar mevcuttur. Bu nedenle kompleks cihazların parçalarını sınıflandırırken, ilgili bölüm/fasıl notlarına (aksam parça notlarına) bakmak şarttır. Örneğin bir otomobilin elektronik kontrol ünitesi (ECU) cihazı, doğrudan doğruya otomobil aksamı olarak değil, bölüm XVII notlarına göre kontrol cihazı olarak 85.37 veya 90.32 pozisyonunda değerlendirilebilir.
  • Bileşik ve set halindeki eşyalar: Teknik cihazlar bazen birden çok bileşenden oluşan kitler halinde gelir. Örneğin bir laboratuvar test kiti veya birden fazla modül içeren elektronik sistemler. Bu durumlarda, eğer bileşenler ayrılmaz bir bütün oluşturuyorsa, setin bir bütün olarak sınıflandırılması gerekebilir (GYK 3(b) ve 3(c) uygulaması). Ancak kit içindeki farklı parçalar ayrı işlevlere sahipse ve birlikte belirli bir fonksiyon icra etmiyorsa, her biri kendi pozisyonunda da sınıflandırılabilir. Karmaşık ürün setlerinde, perakende satışa uygun set tanımına uyup uymadığına bakmak önemlidir.
  • Kimyasal ve farmasötik ürünler: Teknik yönü kuvvetli başka bir alan da kimyasalların GTİP belirlemesidir. Kimyasal ürünlerde saflık derecesi, karışım olup olmadığı, elde ediliş yöntemi gibi detaylar sınıflandırmayı etkiler. Ayrıca kimyasal adlandırmalar teknik olduğu için, yanlış tercüme veya ticari isim kullanımı hatalara yol açabilir. Örneğin “sodyum karbonat” yerine “soda külü” gibi bir ticari isim kullanmak kafa karıştırabilir; bu nedenle CAS numarası gibi evrensel tanımlayıcılar üzerinden gitmek en doğrusudur. Karmaşık kimyasallarda Açıklayıcı Notlar ve varsa Kimyasal Dizinler yol gösterici olabilir.
  • Elektronik ve bilişim ürünleri: Hızla gelişen bu sektörde, yeni ürünler eski tarife yapısına uymayabilir. Örneğin, dronelar ilk çıktığında tarifede açıkça yer almıyordu; daha sonra HS revizyonlarında özel pozisyonlar eklendi. Yeni bir elektronik ürün sınıflandırılırken, mevcut tarifede doğrudan bir karşılık yoksa benzer eşyaya en yakın fonksiyonlu cihaza göre sınıflandırma yapılır (GYK 4). Örneğin, akıllı ev asistanı cihazları (sesle kumanda edilen akıllı hoparlörler) ilk etapta fonksiyonlarına göre (alarm, müzik çalar, internet iletişim cihazı vb.) sınıflandırma soruları doğurmuştur.
  • Taşıtlar ve mobil cihazlar: Arazi aracı mı yoksa otomobil mi, pick-up mı yoksa yük taşıma aracı mı gibi ayrımlar teknik tanımlara dayanır (koltuk sayısı, taşıma kapasitesi vb.). Bu tip araçlarda üreticinin tanımı yerine tarife tanımındaki kriterlere bakılır. Çift kabinli kamyonetlerin binek mi ticari mi sayıldığı, veya elektrikli bisikletlerin motosiklet mi yoksa bisiklet mi olduğu gibi teknik sorular, tarifedeki tanım ve notlara göre cevaplanmalıdır. Bu gibi özel durumlara ilişkin DGÖ veya AB kararları çoğu zaman mevcut olup, onları referans almak en iyi yöntemdir.
  • Özel izin/gözetim gereken ürünler: Bazı teknik ürünler, tarife sınıflandırmasına göre belirli izin veya kontrol rejimlerine tabi olur (örneğin askeri cihazlar, çift kullanımlı teknolojiler, çevreye zararlı kimyasallar). Bu nedenle GTİP belirlenirken, ürünün böyle bir kritere girip girmediği de incelenmelidir. Yanlış sınıflandırma, ürünün gerekli izne tabi olmadan ithal/ihraç edilmesine veya tersi şekilde gereksiz yere izin sürecine sokulmasına yol açabilir.

Teknik ürünlerin sınıflandırılması genellikle detaylı araştırma, standardizasyon bilgisi ve çoğu zaman benzer sınıflandırma emsallerinin incelenmesini gerektirir. Bu alanda, gümrük idaresinin yayınladığı eğitim dokümanları ve önceki sınıflandırma kararları (örneğin BTB örnekleri, mahkeme kararları) kıymetli bir kaynak oluşturur. Sonuç olarak, karmaşık bir cihazın GTİP’ini belirlerken genel prensiplerin yanında o ürüne özgü teknik kriterler de göz önüne alınmalı, gerektiğinde laboratuvar/test raporları ve uzman görüşleriyle desteklenmelidir.

Bağlayıcı Tarife Bilgisi (BTB) ve Önemi

Bağlayıcı Tarife Bilgisi (BTB), bir eşyanın tarife sınıflandırılması konusunda gümrük idaresinden alınan resmi ve bağlayıcı bir karardır. Türkiye’de BTB, ithalatçı/ihracatçı veya temsilcisinin yazılı ya da elektronik başvurusu üzerine Ticaret Bakanlığı (Gümrükler Genel Müdürlüğü) veya Bakanlığın yetki verdiği Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüklerince verilen idari karardır.

BTB, gümrük idarelerini sadece eşyanın tarife pozisyonu konusunda ve yalnızca bilginin verildiği tarihten sonra tamamlanacak gümrük işlemlerine konu olan eşya için bağlar; yani gümrük idaresi, o ürün için BTB’de belirtilen GTİP’i uygulamak zorundadır. 

BTB başvurusu ve alınmasının avantajları:

  • Hukuki kesinlik sağlar: BTB sahibi, malını ilgili GTİP’te beyan ettiğinde gümrük idaresi farklı bir sınıflandırma yapamaz. Bu, özellikle sınıflandırması karmaşık veya şüpheli eşyalar için ticari öngörülebilirlik sağlar. BTB’ye konu eşya için sonradan çıkabilecek tarife ihtilaflarında, BTB referans gösterilerek ceza veya fark vergiden korunulabilir.
  • Ücretsiz ve erişilebilirdir: Türkiye’de BTB başvurusu için herhangi bir harç veya ücret alınmaz. Başvurular, Ticaret Bakanlığı’nın elektronik sistemi üzerinden yapılabilir ve sonuçlar yine elektronik olarak alınabilir. Bu sayede firmalar için BTB almak bürokratik yük oluşturmaz.
  • Detaylı teknik değerlendirme içerir: BTB verilmeden önce gerekli görülürse eşya laboratuvara gönderilerek analiz edilir veya uzman görüşü alınır. Başvuru sahibi teknik bilgileri eksiksiz sunmalıdır (ürün katalogları, numuneler, bileşim vb.). Gerekirse üniversitelerden veya kurum uzmanlarından rapor alınabilir. Bu süreç sonunda idare, resmi kararında GTİP’i ve dayanaklarını açıklar.
  • Belirli süre geçerlidir: Verilen BTB, genellikle 6 yıl geçerlidir. Ancak, eğer HS veya ulusal tarife yapısında değişiklik olursa ya da BTB yanlış/hatalı bilgiye dayanıyorsa iptal edilebilir. Özellikle DGÖ’nün tarife pozisyonlarına ilişkin yeni bir karar alması halinde, buna uymayan BTB’ler hükümsüz kalır. Bu nedenle BTB sahibi, tarife değişikliklerini takip etmelidir.
  • Uluslararası alanda da referanstır: Türkiye’de alınan bir BTB, doğrudan başka ülkede geçerli olmasa da, çoğu ülkenin benzer BTI sistemleri olduğundan emsal teşkil edebilir. AB ülkelerinde verilen bağlayıcı tarife kararları da Türkiye’de bilgi amaçlı kullanılabilir.

BTB’nin önemi, firmaların doğru tarife ile ithalat/ihracat yapmasını garanti altına alması ve böylece sonradan ortaya çıkabilecek büyük mali riskleri engellemesidir. Özellikle yüksek vergili veya gözetim/kota kapsamlı eşyada, yanlış GTİP bildirimi çok ciddi maliyetlere yol açabileceğinden BTB adeta bir “sigorta poliçesi” işlevi görür. BTB almadan önce tereddüt edilen kodlarda yapılan ticaret, sonradan fark vergiler ve cezalar ile karşılaşabilir; oysa BTB varsa, idare de yükümlü de GTİP konusunda mutabıktır.

BTB başvurusu yapmak isteyenler, Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı ilgili tebliğ ve formlara uygun şekilde başvurusunu hazırlar. Başvuru formunda eşyanın ayrıntılı tanımı, başvuru sahibi bilgileri gibi unsurlar yer alır. Başvuru, yetkili altı bölge müdürlüğüne fiziken yapılabileceği gibi elektronik ortamda da gerçekleştirilebilir. BTB kararı alındığında, bu karar hem başvuru sahibine tebliğ edilir hem de gerektiğinde kamuoyu erişimine açılabilir (ticari gizli bilgiler hariç). Bu şeffaflık, benzer eşya için sınıflandırma arayan diğer firmalara da dolaylı fayda sağlar. Gümrük idarelerince, geçerli bir BTB’ye konu eşya ile aynı olduğu tartışmasız olan eşya için BTB’deki tespit doğrultusunda sınıflandırma yapılması gerekmektedir.

Sonuç olarak, Bağlayıcı Tarife Bilgisi, GTİP belirlemede nihai otoritenin görüşünü alarak riskleri minimize etmenin en etkili yoludur. Profesyoneller, özellikle belirsiz kalan veya stratejik önemi olan ürünleri için BTB mekanizmasını kullanmayı değerlendirmelidir.

Doğru ve Yanlış GTİP Örnek Karşılaştırmaları

Teorik ilkelerin pratikte nasıl sonuçlar doğurduğunu göstermek için gerçek sınıflandırma örnekleri incelemek faydalı olacaktır. Aşağıda, belirli ürünlere ait doğru ve yanlış GTİP uygulamalarına dair vakalar sunulmuştur:

  • Örnek 1: Bluetooth Kulaklık CihazıYanlış: Kulaklık olduğu düşünülerek 8518.30 pozisyonunda (“kulaklıklar ve hoparlörler” faslında) beyan edilmiş. Doğru: Sadece telefonu cevaplama, konuşmayı bitirme ve numara çevirme (örneğin, en son aranan numaranın çevrilmesi) gibi kullanıcının telefon fonksiyonlarını kontrol etmesine imkan veren kulaklıklar 8517.62 pozisyonunda, bunlara ek olarak müzik dinlemek, müziği-sesi durdur-başlat, bir önceki-bir sonraki müziğe-dosyaya atlama gibi işlemler yapabilen cihazların 85.18 pozisyonunda sınıflandırılması gerekmektedir. Yanlış sınıflandırma, sadece isme odaklanmaktan kaynaklanmıştır; doğru sınıflandırma ise teknik fonksiyon analiziyle elde edilmiştir.
  • Örnek 2: Yüksek Yağ Oranlı Sürülebilir PeynirYanlış: Ürün “peynir” adıyla anıldığı için 04.06 tarife pozisyonunda peynir olarak değerlendirilebilir. Doğru: Ürünün bileşimi incelendiğinde çok yüksek oranda süt yağı içerdiği ve sürülebilir kıvamda olduğu görülür; bu durumda 04.05 pozisyonundaki “sürülebilir süt ürünleri” kapsamında sınıflandırılması gerekir. Nitekim DGÖ Tarife Komitesi’nde de “yüksek yağlı krem peynirin” peynir mi yoksa sürülerek yenilen yağlı süt ürünleri mi olduğu tartışılmış ve sürülebilir yağlı ürün kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği ortaya konmuştur. Bu örnek, gıda ürünlerinde bile bileşimin tarife pozisyonunu nasıl değiştirebileceğini gösterir.
  • Örnek 3: Akıllı Saat (Smart Watch)Yanlış: Sadece kol saati olarak düşünüp 91.02 pozisyonunda (kol saatleri) beyan etmek. Doğru: Cihazın telefonla haberleşebilme, uygulama çalıştırma, veri senkronizasyonu gibi akıllı özellikleri bulunduğundan 85.17 pozisyonunda (haberleşme cihazları kapsamında) değerlendirmek gerekir. DGÖ’ de son yıllarda “akıllı saatlerin” iletişim cihazı mı yoksa saat mi sayılacağı konusu ele alınmış ve temel işlevlerine göre karar verilmesi gerekmiştir. Sonuçta birçok ülke, SIM kartlı veya gelişmiş iletişim yetenekli saatleri, sıradan saatten ziyade telefon aksesuarı/cihazı olarak sınıflandırmaktadır. Bu örnek, teknolojik yakınsamanın tarife sınıflandırmasını zorlaştırdığı durumlara işaret etmektedir; karar verirken ürünün tüm özelliklerini hesaba katmak gerekir.
  • Örnek 4: Çift Kabinli Pick-up AraçYanlış: Sadece ön ve arka koltukları olduğu için binek otomobil olarak 87.03 pozisyonunda sınıflandırmak. Doğru: Araç hem yolcu hem yük taşımaya uygun olsa da, teknik özellikleri (ağırlık dağılımı, arka kasa yapısı) ve ticari sınıflandırması itibariyle yük taşıma aracı olarak 87.04 pozisyonu ele alınmalıdır. Birçok ülkenin gümrüğünde binek ve eşya taşımaya mahsus araç ayrımı, koltuk sayısı kadar aracın toplam tasarım amacına bakılarak yapılmaktadır. DGÖ de benzer araçlar için kararlarında, arka kasası açık tasarımlı çift kabinli pick-up’ların 87.04 altında değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu vaka, taşıt sınıflandırmasında teknik detayların (örneğin azami yüklü ağırlık, kasa boyutu) belirleyici olabileceğini göstermektedir.

Yukarıdaki örnekler, GTİP tespitinde yapılan hataların genellikle yüzeysel değerlendirmeden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Doğru sınıflandırma ise her zaman ürünün teknik ve fiziki özelliklerinin dikkatlice analizine, tarife kurallarının uygulanmasına ve gerektiğinde uluslararası kararlara başvurulmasına dayanmaktadır.

Sonuç: GTİP belirleme süreci, deneyim ve titizlik gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Bu rehberde ele alınan kavramlar ve ilkeler, gümrük müşavirleri ve dış ticaret profesyonellerine sağlam bir temel sunmayı amaçlamaktadır. Uygulamada başarılı olmak için hem mevzuatı iyi bilmek, hem de ürüne hakim olmak şarttır. Böylece, sürekli güncellenen tarife dünyasında, eşyaların doğru kodla beyan edilmesi ve uluslararası ticaret işlemlerinin sorunsuz yürümesi sağlanacaktır.

Mustafa Sezen

Gümrük Müşaviri

Günlük Bültene Abone Olun

Gümrük tarifesi ile ilgili güncel ve harika içerikler almak için bültenimize kaydolun.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bir Cevap Yazın

Scroll to Top