Sınıflandırma Haberleri • HS 2028 • Basel Sözleşmesi
Küresel Plastik Kirliliği ve Basel Sözleşmesi
Plastik atıkların, özellikle gelişmekte olan ülkelere yasa dışı veya çevreye duyarsız şekilde sevk edilmesi, günümüzde en önemli çevresel sorunlardan biridir. Bu riskle mücadele amacıyla 2019 yılında Basel Sözleşmesi'ne taraf 186 ülke, Plastik Atıklar Değişiklikleri’ni kabul etmiş ve Ocak 2021 itibarıyla plastik atıkların önemli bir kısmını Önceden Bilgilendirilmiş Onay (PIC) prosedürüne tabi hale getirmiştir.
Basel Plastik Atık Kategorileri
- A3210: Tehlikeli plastik atıklar ve bunların karışımları (PIC zorunlu).
- Y48: Tehlikeli olmayan ancak karışık ve özel işlem gerektiren plastik atıklar (PIC zorunlu).
- B3011: Neredeyse tamamen temiz, tek polimerden veya belirli güvenli karışımlardan oluşan, çevreye duyarlı geri dönüşüm için tasarlanmış plastik atıklar (kontrol dışı).
HS 2022’deki Yapı
HS 2022’de plastik atıklar 39.15 pozisyonu altında yer almakta olup yalnızca üç polimer grubu (polietilen, stiren, vinil klorür) ayrı alt pozisyonlarda tanımlanmış, diğer tüm plastik atıklar ise 3915.90 “Diğerleri” altında toplanmıştı. Bu yapı, Basel Sözleşmesi kapsamındaki farklı hukuki statülerin gümrük tarife kodları üzerinden ayırt edilmesine imkân vermemekteydi.
HS 2028 ile Getirilen Yeni Alt Pozisyonlar
HS 2028 revizyonu ile 39.15 pozisyonu yeniden yapılandırılmış ve Basel Sözleşmesi kategorileriyle uyumlu bir sınıflandırma sistemi oluşturulmuştur. Buna göre:
- 3915.40 – Tehlikeli plastik atıklar ve karışımları (Basel A3210 kapsamı, PIC prosedürüne tabi).
- 3915.51 – 3915.59 – Tek polimerden oluşan, neredeyse tamamen temiz plastik atıklar (B3011 kapsamı).
- 3915.62 – Belirli florlu polimer atıkları (B3011 kapsamı, sıkı saflık şartlarıyla).
- 3915.91 – Yalnızca PE, PP ve/veya PET karışımlarından oluşan temiz atıklar (B3011).
- 3915.61, 3915.69, 3915.99 – Karışık ve özel işlem gerektiren plastik atıklar (Basel Y48 kapsamı, PIC prosedürüne tabi).
Gümrük Uygulamaları Açısından Önemi
Yeni HS 2028 yapısı sayesinde, gümrük idareleri bir sevkiyatın Basel Sözleşmesi kapsamında olup olmadığını doğrudan GTİP üzerinden tespit edebilecek, böylece:
- PIC izni gerektiren plastik atıkların otomatik risk profiline alınması,
- Tehlikeli atık kaçakçılığıyla mücadelede tarife temelli kontrol mekanizmalarının kurulması,
- Özel sektör açısından çevresel uyum yükümlülüklerinin GTİP bazında yönetilmesi
mümkün hale gelecektir.
Sonuç
HS 2028 ile plastik atıkların sınıflandırılması, yalnızca istatistiki bir güncelleme değil, Basel Sözleşmesi’nin fiilen uygulanmasını kolaylaştıran, çevre koruma boyutu güçlü bir tarife reformu niteliği taşımaktadır. Yeni alt pozisyonlar, GTİP – çevre mevzuatı entegrasyonunun somut bir örneğini oluşturmakta ve atık ticaretinde hukuki izlenebilirliği önemli ölçüde artırmaktadır.



