ABD Başkanı tarafından 23 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Başkanlık Memorandumu ile, 1974 tarihli Ticaret Kanunu’nun Section 301 hükümleri kapsamında 60 ekonomi hakkında ilave gümrük vergileri uygulanmasına karar verildi. Düzenlemenin gerekçesi, söz konusu ekonomilerin zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklayan etkili mevzuata sahip olmamaları veya mevcut düzenlemeleri yeterli ölçüde uygulamamaları olarak açıklandı.
Section 301 Soruşturmalarının Sonucu
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), Mart 2026’da 60 ekonomi hakkında Section 301 soruşturmaları başlatmıştı. Soruşturmalar kapsamında ilgili ekonomilerin zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatına karşı etkili bir yasak getirip getirmediği ve mevcut düzenlemelerin uygulamada yeterli olup olmadığı incelendi.
İncelemelerde özellikle şu hususlar değerlendirildi:
- Zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatının açıkça yasaklanıp yasaklanmadığı,
- Mevcut ithalat yasaklarının etkili biçimde uygulanıp uygulanmadığı,
- İhlalli ürünlere yönelik denetim, el koyma ve yaptırım mekanizmalarının bulunup bulunmadığı,
- Söz konusu uygulamaların ABD ticareti üzerinde kısıtlayıcı veya yük oluşturucu bir etkiye sahip olup olmadığı.
İki Farklı İlave Vergi Oranı Belirlendi
Başkanlık Memorandumu kapsamında soruşturma konusu ekonomiler için iki farklı ilave gümrük vergisi oranı öngörüldü. Uygulanacak oran, ilgili ekonominin zorla çalıştırılan iş gücüyle üretilen mallara ilişkin mevzuatı, uygulama kapasitesi ve ABD ile yürüttüğü iş birliği dikkate alınarak belirlendi.
%10 Oranındaki İlave Vergiye Tabi Ekonomiler
Kararda daha düşük oran uygulanacak ekonomiler arasında aşağıdaki ülkelerin bulunduğu belirtilmektedir:
- Arjantin
- Bangladeş
- Kamboçya
- Kanada
- Ekvador
- El Salvador
- Guatemala
- Honduras
- Hindistan
- Endonezya
- Ürdün
- Malezya
- Meksika
- Pakistan
- Sri Lanka
- Trinidad ve Tobago
- Birleşik Krallık
%12,5 Oranındaki İlave Vergiye Tabi Ekonomiler
Diğer soruşturma kapsamındaki ekonomiler için %12,5 oranında ilave vergi uygulanması öngörülmektedir. Bu grupta Türkiye’nin yanı sıra Çin, Japonya, Güney Kore, Brezilya, Avustralya, Norveç, İsviçre, Tayland, Vietnam, Güney Afrika ve Suudi Arabistan gibi önemli ticaret ortakları da bulunmaktadır.
Türkiye de Düzenleme Kapsamında
USTR’nin değerlendirmesinde, Türkiye’nin zorla çalıştırılarak üretilen malların ithalatını önlemeye yönelik düzenlemeleri ve uygulama mekanizmalarının yeterliliği ele alınmıştır. Buna bağlı olarak Türkiye menşeli ve düzenlemenin ürün kapsamına giren malların ABD’ye ithalatında mevcut gümrük vergilerine ek olarak Section 301 vergisi gündeme gelmektedir.
Bazı Ürünler Kapsam Dışında Tutulabilecek
Düzenlemenin bütün ürünlere istisnasız uygulanması öngörülmemektedir. USTR tarafından yayımlanacak uygulama metinleri, ürün listeleri ve HTSUS değişiklikleri çerçevesinde bazı ürünlerin kapsam dışında bırakılması veya özel uygulamalara tabi tutulması mümkündür.
Muafiyet veya özel uygulama değerlendirmelerinde özellikle şu ürün grupları öne çıkmaktadır:
- ABD’de yeterli üretimi bulunmayan hammaddeler,
- İlave vergi uygulanması hâlinde ciddi ekonomik aksama oluşturabilecek ürünler,
- Kısa vadede alternatif tedarik imkânı bulunmayan ürünler,
- Ulusal güvenlik gerekçesiyle farklı ticaret önlemlerine tabi mallar,
- Belirli ülke veya sektör taahhütleri kapsamında özel düzenlemeye tabi ürünler.
Bazı tekstil ve hazır giyim ürünleri için tarife kontenjanı veya benzeri özel mekanizmaların oluşturulması da gündeme gelebilecektir. Bu nedenle uygulanacak verginin yalnızca ülke bazında değil, ilgili ürünün HTSUS kodu üzerinden ayrıca kontrol edilmesi gerekmektedir.
Dış Ticaret Firmaları Açısından Ne Anlama Geliyor?
Yeni düzenleme yalnızca bir gümrük vergisi artışı olarak değerlendirilmemelidir. ABD, zorla çalıştırma riskini artık doğrudan ticaret politikası ve gümrük vergisi araçlarıyla ilişkilendirmektedir.
ABD’ye ihracat yapan firmalar açısından aşağıdaki konuların önemi artacaktır:
- Tedarik zincirindeki üretici ve alt tedarikçilerin izlenebilirliği,
- Üretim süreçlerinde zorla çalıştırma riski bulunmadığının belgelendirilmesi,
- Hammadde ve ara girdilerin menşe bilgilerinin doğrulanması,
- İş gücü, sosyal uygunluk ve insan hakları denetimlerinin güçlendirilmesi,
- ABD ithalatçısına sunulacak ticari ve teknik belgelerin güncellenmesi,
- İlgili ürünün HTSUS kodu ve ek vergi kapsamının işlem öncesinde kontrol edilmesi.
Tarife Mevzuatı Değerlendirmesi
Section 301 kapsamında alınan bu karar, ABD’nin ticaret politikasında insan hakları temelli önlemlerin kapsamını önemli ölçüde genişletmektedir. Türkiye’nin de ilave vergi kapsamına alınması, özellikle ABD pazarına düzenli ihracat yapan firmaların fiyatlandırma, sözleşme ve tedarik zinciri süreçlerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.
Bununla birlikte, uygulanacak ilave verginin kesin kapsamı ürün bazında yayımlanacak HTSUS listeleri, istisnalar, yürürlük hükümleri ve USTR uygulama duyuruları üzerinden belirlenmelidir. Sadece ülke listesine bakılarak bütün ihracat işlemlerinin aynı oranda vergiye tabi olacağı sonucuna varılmamalıdır.
ABD’ye ihracat yapan firmaların, sevkiyat öncesinde ürünün tarife kodunu, menşeini, yürürlük tarihini ve varsa ürün bazlı istisnaları birlikte kontrol etmeleri önem taşımaktadır.



